Slider

Göğüs Tomografi - Alüminyum işçisi: “Şimdi keşke diyorum, hastalığımı öğrenmeseydim”

Alüminyum işçisi: “Şimdi keşke diyorum, hastalığımı öğrenmeseydim”

Tansel Ö. çalıştığı iş yerinde maruz kaldığı metal tozları yüzünden alüminoz hastalığına yakalanmış bir alüminyum işçisi. Teşhis aldıktan sonra iyice zorlaşan hayatını anlatan Tansel Ö. hastalığına sebep olan çalışma koşulları ve hastalık belirtileri hakkında konuştu. İşçinin hastalığını teşhis eden Çapa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Zeki Kılıçaslan ise konuyla ilgili görüşlerini bizimle paylaştı.

-Kaç yaşındasınız?

43 yaşındayım

-Ne iş yapıyorsunuz ?

Alüminyum döküm işi yapıyorum. Döküm, alüminyum, metal işçisiyim.

-Bir iş gününüzü  anlatır mısınız ?

Sabah 8 de iş başı akşam 6 -7 gibi paydos olurdu. Cumartesi günleri de çalışırdık. Pazar izin günüydü.

-Yaptığınız işi tarif eder misiniz?

Dışarıdan hammadde gelirdi alüminyumu  ocakta eritip kalıp şeklinde çıkarırdık.Toz, duman olurdu her yer. İş yerin de havalandırma yoktu. Havalandırmak için kapı pencere açıyorduk. Orada çalışanların biri de amcamın oğlu. O da meslek hastası ama zor durumda kaldığı için çalışmaya devam ediyor. Verdikleri maske bez olduğu için toza dumana dayanıklı değil. Doktorların kullandığı ince ağızlıklardan. Çalışırken insanın ağzı terliyor. Amcamın oğlu çalışırken maske takmıyor.

-İş güvenliği uzmanları tarafından denetlenmiyor muydu yani? Amcanızın oğluna ısrarla taktırılması gerekiyor o maskenin.

Maskeler işe yaramıyordu ki. Bir de düzenli değiştirilmesi lazımdı onların ince yapılı oldukları için. Bir kere verdiler, daha da vermediler. Uzman hiç görmedim iş yerinde.

-Başından beri koruyucu elbise giyiyor muydunuz? Bir de bu koruyucu ekipmanı tarif eder misiniz?

Daha önce verilmiyordu son zamanlarda verilmeye baslandı. İş yerinde 5 yıl çalıştım. 3-4 yıl kadar koruyucu elbise vermediler. Son 1 yıl da verdiler.

-Size verdikleri koruyucu kıyafetleri tarif eder misiniz?

Maske, gözlük, eldiven. Eskiden sadece iş elbiselerimizle çalışırdık ama maske yoktu.

-Sağlık sorununuzu ilk ne zaman öğrendiniz?

2017 yılının Mayıs ayında iş yeri doktoru geldi.Beni Zeytinburnu’ndaki meslek hastalıkları hastanesine gönderdiler.

Hastalığınızın adını biliyor musunuz?

Meslek hastalığı hastası olarak rapor da yazıyor ama tam adını bilmiyorum. Göğüs, akciğer, nefes darlığı çekiyorum 10 dk yürüdüğümde tıkanıyorum. Hatta geçen günlerde bayıldım evin kapısının önünde. Çocuklarım baygın buldular beni.

-Nefes darlığı çekmeye ne zaman başladınız?

Doktora söylemeden 2 -3 ay önce

Öncesinde sağlık durumunuz nasıldı?

1997’de verem hastalığına yakalanmıştım ama tedaviden sonra iyileştim. Bunun dışında bir sağlık sorunum yoktu.

-Meslek hastalığı hastanesi bu duruma ne diyor, size rapor verdiler mi ?

“Ankara’ya rapor göndereceğiz oradan size rapor gelecek” dediler. 3 ay oldu rapor gelmedi. “Tozun, dumanın olduğu iş yerlerinde çalışmayacaksınız.” dediler, ağır işlerde de çalışmayacağımı söylediler ama benim masa başında iş bulma gibi bir imkanım yok.

-İş yeri hekimi hangi zamanlar kontrol etmeye gelirdi ?

Ben 5 yıl orada çalıştım, sadece 3 kere geldiğini gördüm. İş yeri hekimi hastalığımı öğrenmiş ve bana söylememişler 2017’nin  Mayıs ayında öğrendim. Onlar 5 ay boyunca hastalığımı saklamışlar benden.

-Hastalığınızı öğrendikten sonra çalıştığınız bölümü mü değiştirdiler, yoksa direkt olarak işten mi çıkardılar?

Çalıştığım yerde zaten bir bölüm vardı. Bunun dışında başka bir bölüm yoktu. Direkt olarak işten çıkardılar

-Hastalığınızı öğrendikten sonra daha ne kadar çalıştınız?

Hastalığımı öğrendikten sonra çıkardılar, hiç çalışmadım

-Tazminat ödediler mi ?

5 yıl çalıştım maaşım 2 bin 800 civarın daydı. 10 bin kadar tazminat ödediler.

-Fakat almanız gereken tazminat daha fazla olmalı. Ayrıca sizi hastalık sebebiyle işten çıkaramazlar.

Vallahi başta imzalamamı istedikleri kağıtları imzalamadım. Fakat her yere borcum vardı. Mahalledeki bakkala bile borcum vardı. Mecburen gittim imzaladım. Ödedikleri para borçlara ve bakım masraflarıma gitti.

-8 aydır ne yapıyorsunuz ?

İşsizim, iş arıyorum. Gittigim yerler sağlık raporu istiyor. Raporda hastalığımı gördüklerinde işe almıyorlar.

İşten çıkarıldığınız bu zamanda sağlık durumunuz nasıl?

Nefes darlığı çekiyorum, göğsümde ağrı var. Zeki Hoca (Kılıçaslan) kalıcı bir hastalık olduğundan yapılacak bir şey olmadığını söyledi. Tozun dumanın olmadığı temiz bir iş yerinde çalışmalısın diyorlar. İlkokul mezunuyum masa başında temiz bir iş bulamam.

İş yerinde kaç kişi çalışıyordu ?

Muhasebecisiyle beraber 20 kişi çalışıyorduk bunların 15’i  Türkiyeliydi 5 tanesi de Suriyeliydi. Suriyeli olanlar kayıt dışı çalışıyorlardı.

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Şimdi keşke diyorum, hastalığımı öğrenmeseydim. Hastalık yüzünden işten çıkarıldım, başka iş de bulamıyorum. Tozdan ölmüyorum ama 5 çocuğumla işsiz yaşıyorum. Ne yapacağımı bilmiyorum.

zeki kilicaslan - Alüminyum işçisi: “Şimdi keşke diyorum, hastalığımı öğrenmeseydim”

Zeki Kılıçaslan: Biz hekimler  bir işçiye meslek hastalığı tanısı koyduğumuz zaman sonradan olan gelişmelerle acaba bu hastaya iyilik mi ettik yoksa kötülük mü ettik diye kendimize soruyoruz.

Eğer meslek hastalığı tanısı koyduğumuz hasta artık çalışamaz durumda ağır bir hasta ise belli bir süreden sonra tam malüliyet tanısı alıyor ve aylığı
bağlanıyor. Tabii bu arada hak ettiği tazminatı alabiliyor mu o başka konu. Çünkü mahkeme süreçlerinde çok zorluk var.

Ama bizim buradaki konumuz bu hastada olduğu gibi eğer kişinin ” Meslekte Kazanma Gücü Oranı”ndaki azalma onu çalışamaz duruma getirecek kadar ağır değilse neler olduğudur.
BU durumda kişi % 10-% 20 gibi bir oranda hastalandığı bulunmuşsa yasa gereği kendisine orana göre 200-300 TL gibi bir oranda gelir bağlanıyor ve kendisini hasta etmeyecek bir işte çalışması öneriliyor. Bu durumda çoğu zaman  işverenler işçiyi hemen işten çıkarıyor. İşçiye böyle bir meslek hastalığı tanısı konduğu için de başvurduğu hiçbir işyeri onu işe almak istemiyor. Yani işçi ayda aldığı bir iki yüz lira ile neredeyse ömür boyu işsizliğe mahkum oluyor. Ya da  sigortasız ve kötü iş koşullarında çalışmaya devam ediyor.

İşte bu arkadaşımızın durumu da bu.

Aslında olması gereken ne?

Çalışma Bakanlığı ve İş Bulma Kurumu bu işçilere öncelik tanımalı. İşçinin uygun iş yerlerinde çalışmalarını sağlamalıdır.

Tabii bu işçi eski işkolunda çalışamaz durumda ise  Mesleki Rehabilitasyon yapılmalıdır.
Bizim yasalarımızda Mesleki Rehabilitasyon yok. Burada yapılması gereken şey işçiyi yeni bir meslek öğrenmesi için eğitim kurslarına almak ve bu eğitim sırasında yaşamını sürdürmesi için belli bir aylık bağlamak. Yeni meslek öğrendikten sonra da iş bulması için öncelik tanımak.

Bu sorun çözülmeden işçiler kendilerini tam malul hale getirmemiş bir meslek hastalığı tanısı konmasından kaçınmaya, biz hekimler de klinik tanı şüphemiz olan hastalarda  tanıyı resmileştirmek konusunda tereddüt etmeye devam edeceğiz.

 

Editör notu

Alüminyum işçisi Tansel Ö. yakın zamanda işten çıkarken aldığı tazminatın yetersizliği ve meslek hastalığı sebebiyle bir avukata danıştı ve dava açmak için gerekli süreci başlattı.

1442 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.