İşçi Öyküleri

insaat gurultu1 - İş Ortamında Gürültüye Bağlı Psikolojik Problemler

İş Ortamında Gürültüye Bağlı Psikolojik Problemler

Teşhis sayısı yetersiz olsa da en sık yaşanan meslek hastalıklarından biri gürültüye bağlı işitme kaybıdır. İstatistiklere göre meslek hastalıklarının %10’u gürültüden kaynaklanan işitme kayıplarından oluşuyor. Araştırmalara göre Japonya’da işçilerin %8.5’i, Danimarka’da  %10’u, ABD’de ise 30 milyon işçi çalışma alanındaki gürültüye bağlı işitme kaybı yaşıyor.[1] Türkiye’de ise bu sayının 200 ila 250 bin arasında olduğu söyleniyor.[2] Araştırmalara göre 15 yıl boyunca 85 desibel sese maruz kalan işçiler 33 yaşına geldiklerinde her onundan biri sağırlaşma riskiyle karşı karşıya kalıyor. 100 desibel sese maruz kalanlar ise 15 yıllık iş hayatı sonrası sağırlaşma riski %42’ye kadar yükseliyor. [3] Çok yaygın bir meslek hastalığı olduğu için gürültü kaynaklı işitme kaybı normal bir durum olarak karşılanıyor. İşitme kaybı sebepli meslek hastalığı davalarına pek fazla rastlanılmıyor.

Öte yandan sürekli gürültülü ortamda çalışmanın sebep olduğu psikolojik etmenler de göz ardı edilmekte. Sürekli gürültüye maruz kalan çalışanların uyku problemi, sürekli baş ağrısı, dikkat dağınıklığı gibi septomları olan ciddi sorunlarla karşılaşabiliyor.

İstanbul’da daha önce çeşitli tekstil fabrikasında ve şu an bir çatal kaşık çelik döküm sanayisinde çalışan Ş.Y.  bugüne kadar çalıştığı iş yerlerinde gürültüden kaynaklı yaşadığı psikolojik sorunları anlattı.

Çalışma ortamınızdan ve kendinizden bize bahseder misiniz?

Çalışma hayatıma çocuk işçi olarak 13 yaşında bir tekstil fabrikasında başladım.  Tekstilin hemen hemen her bölümünde çalıştım çanta, penye, çorap bunların başında geliyor. 7 yıl giyim üzerine tekstil firmasında çalıştıktan sonra 1 yıl da çanta üretimi üzerine çalıştım. Oradan ayrılıp şimdilerde demir çelik sanayisinde işe alındım. Burada paketleme, kalıp, poşetleme işi yapıyorum.

Çalıştığım yerde çatal bıçak üretiliyor. Genel olarak metal işler yapılıyor. Bir demiri eritip o demirden bir çatalın oluşumunu izliyorum. Bakarken çok kolay görünse de çalışmaya başladığımda zor olduğunu fark ettim. Paketleme işi ilk etapta kolay gibi görünse de yapmaya başladıktan bir müddet sonra bileklerimde ağrı hissetmeye başladım. Sürekli ayakta olduğun için zaman içinde belimde ve boynumda ağrılar ortaya çıktı. Fiziksel olarak yorulmamızın yanında iş ortamındaki yüksek ses eklenince ruhsal yönden de yorulmaya başladım. Burada sabah 08.00’de işe başlayıp akşam 20.00’de işi bırakıyorum.

Çalışma ortamında maruz kaldığınız sesler sizi ne yönde etkiliyor?

13 yaşımdan bu yana gürültülü iş ortamlarında çalışıyorum. Gerek tekstil fabrikaları gerek şu an çalıştığım metal sanayisi gürültünün yoğun olduğu ortamlar. İşyerinde tüm gün yüksek sese maruz kalmanın insanı psikolojik açıdan tamamen etkilediğine inanıyorum. Uykusuzluk, dengesizlik, kulak çınlaması gibi etkiler yaratıyor. Sanayide sesler yavaş yavaş değiştiği için o gürültüye sürekli olarak maruz kalmak insanı ruhen yoruyor. Baş ağrısına ve uyuşukluğa sebep oluyor. Artık bir insan uzaktan bana seslendiği vakit onu duymakta zorluk yaşıyorum. Çevremdeki sesleri kontrol altına alamam. Sürekli maruz kalmak zorundayım. Bu nedenle kulağımda ağrı hissediyorum. İşi yaparken dikkatli olmamızı engelliyor, bundan dolayı zarar görme şansımız yüksek. Bir noktadan sonra yürümekte zorluk çekiyorum. Halsizlik, bitkinlik oluşuyor. Artık insanlara tahammül dahi edemez oluyorum.

Gürültülü bir iş kolunda çalışmaya yeni başladığınızda ne hissetmiştiniz?

Gürültülü bir iş ortamında işe başladığım ilk yer bir tekstil fabrikasıydı. Bir anda yüksek sesli bir ortama girmiştim ve bu beni korkutmuştu. Daha önce bu kadar gürültülü bir ortamda bulunmamıştım. Tekstilde yüksek ses çıkartan reşme,  overlok, singer makineleri kullanılır. Akşam iş çıkışında psikolojik olarak çok yoruluyordum. Bir yerden sonra karşımdaki insanlar sussa bile sürekli bana sesleniyormuş, benimle konuşuyormuş gibi geliyordu. Gidip insanlara “Bana mı seslendiniz?” diye sorardım. Bir süre sonra yürümemde de dengesizlik oluşmaya başladı. Yürürken dengemi kaybedecek gibi oluyordum. Bir yanda makinelerin sesleri, öbür yanda yüksek sesle çalınan müzik sesi…

İşe başladığım ilk 5 gün kafamda o sesler yankılanıyordu. Etkisi geçince sese alışmaya başladım sanıyordum ama başımda geçmeyen bir ağrı oluştu. Aldığım ağrı kesiciler dahi bu ağrıyı geçiremiyordu.

Çanta sektörüne geçtiğim ilk gün yarma (deri) makinelerinde çalışmaya başladım. Bu seferki gürültü yarma makinesinin çıkarttığı çok yüksek kalın ve ritmik bir sesti. Akşamına ense tarafımdan boynuma bir ağrı vurmuştu ve gözlerimin karardığını hissettim. Tüm gün fabrikada o kalın sese maruz kalınca mesela bir parçanın yere düşmesinden çıkan ince sesi duyamaz hale geldim. Artık hepimiz insanlarla konuşurken kendi sesimizi duymadığımız için bağırmak zorunda kalıyoruz. Bağırma hali bile beyinsel bir yorulmaya sebep oluyor.

Her makinenin kendine ait sesleri var. Bu seslere aynı anda maruz kalıp beynimde biriktiğinde ağrılar dayanılmaz hale geliyor. Ayrıca makinelerde kullanılan hava makinesinin sesi çalıştığım her tekstil kolunda var. İşe tam konsantre olduğumda bir anda ortaya çıkan hava makinesi sesi insanda ani irkilmeye sebep oluyor. Geceleri rüyalarımdan irkilerek uyandığımı bilirim.

Bir de ilk iş yerine başladığında işçiye izin verilmiyor. İnsan hasta olduğunda gürültüden daha çok rahatsız oluyor. Mesela bacağın, başın ağrıyor, gripsin, nezlesin izin hakkı tanınmıyorlar. “Eleman eksikliği oluyor” diyorlar. İşçi, iş yeri hekimine gidiyor o da rapor vermiyor. Hastayken iş yerinden eve geldiğimde o sesler kafamda daha çok çınlıyor gibi oluyor. Yürüyüşlerde dengemi kaybedecekmişim gibi oluyordu.

37546823isyeriortamolcumu - İş Ortamında Gürültüye Bağlı Psikolojik Problemler

Çalıştığınız yerlerde işitme ile ilgili eğitimler verildi mi?

Gürültü üzerine eğitim verildi. Kulak tıkaçları ya da pamuk takın demişlerdi. Ama bunları söyleyip bize kulaklık vermiyorlar. İş yerinde çalışanlara yetmeyecek kadar kulaklık var. Birisi gidip çok rahatsız olduğunu ve kulaklığa ihtiyacı olduğunu söylerse alabiliyor. Ama eksik sayıda olduğu için her zaman birileri kulaklıksız kalmak zorunda.

Ses ölçüm cihazı kullanılıyor mu?

Ses ölçüm cihazı belirli büyük iş yerlerinde oluyor. Ama genellikle yok. Hayatım boyunca bir kez çalışmış olduğum bir tekstil firmasında görmüştüm. Ondan sonra hiç görmedim. Şu anki iş yerinde de rastlamadım.

Denetleyiciler geldiğinde sesle ilgili önlemler alınıyor mu?

Denetleyiciler geldiğinde iş yerindeki makas gibi kesici aletler toplanıp saklanıyor. Bir tek müzik sesi kapatılıyor ve onun dışında tüm makineler çalışmaya devam ediyor.

İş yerinde işitme testleri yapılıyor mu?

İşçi,“Kulağımda ağrı var” dediğinde işyeri hekimi muayene edip işitme testi yapıyor. Aslında aydan aya her işçinin işitme kontrolü testine girmesi gerekir. Benim kulağımda sorun var. Şuan kulağımı temizlerken mide bulantısı yaşıyorum. Gözlerim kararıyor. İş yerlerindeki tozların etkisiyle kulağımın çevresinde sivilceler meydana geldi. Çalışırken sağır olan kimseye rastlamadım ama sağır insanların çalıştırıldıklarına çok şahit oldum. Kulaklarından şikayetçi olan işçiler var fakat bunlar hastaneye gittiklerinde kulaklarında yırtılma ya da zedelenme teşhisi konuluyor. İş yeri doktoru genelde “Bir problem yok” deyip gönderiyor. Genellikle yanlış teşhis koyuyor

insaat gurultu - İş Ortamında Gürültüye Bağlı Psikolojik Problemler

Yaşamış olduğunuz sorunların meslek hastalığı olduğunu düşünüyor musunuz?

Meslek hastalığı olduğunu tabii ki düşünüyorum ama meslek hastalığı raporu almadım. İşyerlerinde bel ve boyun ağrıları olan işçilerle karşılaştım. Makine başına oturan bir insanın belinde bacaklarında ağrılar oluşuyor. Yanlış çalışma stilinden yanlış oturmalardan kaynaklı hastalıklar oluşabiliyor. Mesela bir insan dik oturmazsa beli ağrır. Ayakta çalışırken dengesiz biçimde çalışıyoruz. Bir yükü taşıyınca belimize yüklenerek taşıyoruz. Bir bel ağrısı bile meslek hastalığıdır.  Beyaz ışıkta çalışıyoruz beyaz ışık gözlerde ağrı meydana getiriyor. Bu bile meslek hastalığı.

Sizinle aynı sorunları yaşayan işçiler var mı?

Çalıştığım yerde gürültü kaynaklı psikolojik sorunlar yaşayan var fakat bu konuda hastaneye gidip meslek hastalığı raporu alan yok. Zaten meslek hastalığı raporu alan pek kimse görmedim ama meslek hastalığını saklayan insanlar çok. Bir işçi meslek hastalığı raporu aldığında çalışma olasılığı olmuyor. İşçiler işinden olmamak için saklıyor. Çok ciddi hastalıkları olan işçiler meslek hastalığı raporu alıyor. Meslek hastasıyım derseniz bir daha işe alınmama şansınız yüksek. İşçi de bundan korktuğu için işçi meslek hastalığını saklıyor. İş yeri doktorları işe başladığında muayene yapar fakat meslek hastası olduğunuzu söylerseniz ya da kayıtlarda meslek hastalığınız çıkarsa işe alınma şansınız kalmıyor. Yine de meslek hastalığı raporu alanlar oluyor fakat patronlar bazı işçileri para ile susturuyor. Kimi işçiler ise çalışmak zorunda olduğu için mecburen meslek hastalığı raporunu almıyorlar. Çünkü bu rapor hukuksal bir süreci ortaya çıkarıyor. Mahkeme sonuçlanana kadar işçi nasıl geçineceğini düşünüyor. O yüzden işçiler meslek hastalıklarını saklamayı tercih ediyor.

 

[1] Doç Dr. Şeyda Çolak, Hacettepe Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Meslek Hastalıkları Ders Notu (https://docplayer.biz.tr/1002125-Fiziksel-risk-etmenleri.html)

[2] Prof. Dr. Hilmi Sabuncu, Endüstride Gürültü ile Oluşan İşitme Kayıpları ve Alınacak Önlemler (http://www.anadoluissagligi.com/img/file_1311.pdf)

[3] Prof. Dr. Fatih Babalık, İş Yerinde Gürültü ve Sağırlık Olasılığı (http://www1.mmo.org.tr/resimler/dosya_ekler/b04d152845ec0a3_ek.pdf?dergi=50)

Haber: Nehir Durdağı

1246 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.