Slider

Manganez2 - İşyeri koşulları Parkinson hastalığına yakalanma riskini artırabilir

İşyeri koşulları Parkinson hastalığına yakalanma riskini artırabilir

İşyerinde geçirilen kafa travması veya iş sırasında tarım ilaçlarına ve manganeze maruz kalmak Parkinson için yüksek risk oluşturuyor. Aşağıda kısaltılmış çevirisini bulacağınız, Kanada’nın www.cos-mag.com portalında Eylül 2017’de yayınlanan Amanda Silliker imzalı haber; Parkinson hastalığının mesleki risk faktörlerine dikkat çekiyor.

 Muhammed Ali belki de tüm zamanların en iyi boksörüydü.  Ağır sıkletin en büyük şampiyonuna verilen Lineal kemeri, üç defa aldı. Sayısız ödül kazandı; Sports Illustrated dergisi tarafından 20. Yüzyılın Sporcusu ve BBC tarafından Yüzyılın Sportmeni seçildi. Geçen sene vefat eden Ali, ringdeki ayak hâkimiyeti, açık sözlülüğü ve insani yardım çabalarıyla, ama aynı zamanda Parkinson hastalığına karşı verdiği mücadele ile hatırlanacak.

Parkinson hastalığı, Alzheimer’den sonra ikinci en yaygın nörodejeneratif hastalık. 100 bin’den fazla Kanadalının Parkinson hastası olduğu biliniyor ve Parkinson Canada kuruluşuna göre her gün 25’ten fazla insana teşhis konuluyor.

Parkinson hastalığı hayatta kalma oranı yüksek, kronik bir hastalık ve belirleyici özellikleri kas titremesi, kas tutulması, denge problemleri ve hareketlerde yavaşlık. Parkinson Canada’nın verilerine göre hastaların yüzde 60’ından çoğu hafızada sınırlanma, anksiyete ve depresyon yaşıyor.

Üstelik bu hastalık geçmişe kıyasla daha yaygın. ABD’deki sağlık kuruluşu Mayo Clinic’e göre Parkinson hastalığı ve parkinsonizm (Parkinson hastalığına benzer nörolojik işaret ve belirtiler) insidansı (yeni vakaların ortaya çıkış sıklığı) 1976’dan 2005’e olmak üzere, 30 yılda arttı. Parkinson Canada’nın belirttiğine göre, 2031 yılına gelindiğinde Parkinson teşhisi konulan Kanadalıların sayısının 163 bin 700’den fazla olması bekleniyor.

Toronto’daki Ryerson Üniversitesi’nin İş ve Halk Sağlığı Fakültesi’nde yardımcı doçent Anne Harris bu senenin başlarında, Toronto’daki İş ve Sağlık Enstitüsü’nün seminerinde şöyle demişti: “Nüfus yaşlandıkça, Parkinson hastalığının demografik olarak daha büyük bir yük oluşturacağını bekleyebiliriz.”

Vancouver şehrindeki Pacific Parkinson Araştırma Merkezi’nde nörolog Jonathan Squires, hastalığın ortaya çıkmasının yıllar aldığını, maruziyetten 20 ila 30 yıl sonrasını bulabildiğini söylüyor.

“Parkinson hastalığı, çalışma çağındaki nüfus üzerinde “ağır bir yük”, çünkü insanları hayli genç yaşta etkileyebiliyor”, diyor Squires. İnsanların çoğu 60 yaş civarında bu hastalığa yakalanırken, yüzde 20’lik bir kesime 50 yaşın altında teşhis konuluyor. Muhammed Ali’ye 42 yaşındayken teşhis konulmuştu. Teşhis konulan hastaların yüzde 5 ila 10’unda genç yaşta başlayan (40 yaşından önce) Parkinson mevcut, diyor Parkinson Canada kuruluşu.

El becerisi hastalık seyrinin ilk dönemlerinde olumsuz etkilendiği için, çoğu ofis çalışanı klavye kullanırken zorlanıyor ve çalışanın iş performansı zarar görüyor. Squires’in hastalarının bazıları işten çıkarılmış, çünkü işleri eskisi gibi sürdüremiyorlarmış.

Bilişsel güç gerektiren işlerde çalışan şirket yöneticileri gibi profesyoneller, aynı anda birden fazla görev yerine getirmede ve bilişsel işlevlerde problem yaşadıklarını fark ediyorlar.

Parkinson hastası diğer çalışanlar ise denge konusunda sorun yaşıyor. “Telefon şirketinde çalışan bir teknisyen işi gereği merdiven inip çıkıyordu, fakat denge sorunu yaşamaya başlayınca, iş değiştirmek zorunda kaldı,” diyor Squires.

Parkinson Canada’ya göre Parkinson hastalığı teşhisi konulan insanların yüzde 25 ila 35’i hala işgücünün parçası. İşverenlerin Parkinson hastası işçileri işe yerleştirmek konusunda yasal sorumlulukları var.

Hastalıkla ilgili zorluklardan biri, sebeplerinin büyük oranda bilinmiyor olması. Vancouver’daki British Columbia Üniversitesi’nin Nüfus ve Halk Sağlığı Fakültesi’nden Profesör Kay Teschke, “Bazı olgular kalıtsal iken (yüzde 5 ila 10), olguların büyük çoğunluğunun çevresel temellere dayanması muhtemel” diyor.

Çeşitli çalışmalar Parkinson hastalığı riskini artırabilen birkaç işyeri maruziyeti olduğunu göstermiştir. İşverenler bu riskler konusunda bilgili olmalı ve işçilerin güçten düşüren bu kronik hastalığa yakalanmasını önlemek için üzerine düşeni yapmalı.

Kafa Travması

İşyeri maruziyetlerinden biri, doktorların Muhammed Ali’nin durumuna sebep olarak gösterdikleri kafa travması. 2011’de Parkinson’un işyeri risk faktörleri üzerine WorkSafeBC’ye (Kanada’da meslek hastalıkları konusunda mevzuat çıkarma yetkisi olan kurum) bir rapor sunan araştırma ekibindeki Harris’e göre kafa travmasının Parkinson hastalığıyla bağlantısı herkesçe biliniyor. Yapılan çalışma, kafa travmasıyla Parkinson arasındaki en yüksek risk ilişkisinin, baygınlıkla sonuçlanan beyin sarsıntısı ve yine baygınlıkla sonuçlanan kafa yaralanmaları olduğunu göstermiş.

“İşyerinde kafa yaralanmalarını önlersek, Parkinson hastalığını önleriz,” diyor Harris: “Ben bunun doğru olduğuna ve çalışmamızın sonuçlarının bunu desteklediğine inanıyorum. Bu harika bir hedef, çünkü bu zaten yapmak istediğimiz bir şey. Amaç zaten kafa yaralanmalarını önlemek iken bir taşla iki kuş vururuz, çünkü böylece gelecekteki bazı nörolojik hastalık vakalarını da önleyebiliriz.”

WorkSafeBC’ye sunulan raporun başyazarı olan Teschke’nin dediğine göre işçi tazminatı kurulları (workers’ compensation boards) kafa yaralanmaları ve Parkinson arasındaki korelasyona özellikle ilgi göstermeliler.

“Kanada’daki işçi tazminatı kurulları kafa yaralanmalarına dair kaynaklara göz atsalar ve işyerinde kafa yaralanması geçirdiği belgelenen insanların, eğer hayatlarının ileriki dönemlerinde Parkinson hastalığına yakalanırlarsa, zararlarını karşılama imkânları hakkında düşünseler akıllıca bir iş yapmış olurlar… Bu potansiyel incelenmeye değer diye düşünüyorum” diyor Teschke.

Parkinson’la kafa yaralanması arasındaki ilişki NFL’ye (Amerikan futbolu birliği) karşı açılan toplu davayla da manşet oldu. Davada NFL beyin sarsıntısının yol açtığı tehlikeleri gizlemekle suçlandı ve dava tekrarlanan kafa travmasıyla bağlantılı ciddi sağlık durumlarıyla karşı karşıya kalan eski oyunculara tazminat verilmesini sağladı. Parkinson teşhisi konulan her emekli oyuncu 3,5 milyon dolara varan miktarda para alabildi.

“Kanada’daki işçiler tazminat için başvurabilir ve işyerindeki maruziyetle – örneğin kafa travması – hastalık arasındaki bağlantıya dair kanıt sunabilir. Çoğu insan Parkinson hastalığının kurulların meslek hastalıkları listesinde olması gerektiğini düşünüyor, ama gerekmiyor”, diyor Teschke.

Solventler (Çözücüler)

2008’de Ontario’lu bir işçiye, iş esnasında “önemli miktarda” hidrokarbona maruz kaldıktan sonra Parkinson hastalığına yakalandığı için tazminat verildi. İşçi, ofis mobilyası parçaları üreten bir şirkette çalışıyordu ve içinde hekzan, ksilen ve tolüen gibi organik çözücüler bulunan boyalar kullanıyordu.

İşçi bu şirkette çalışmaya 1983’te başlamıştı. Çalışmaya başladıktan 7 sene sonra sol kolunda güçsüzlükten şikâyetçi olmaya başladı. Bundan da 10 sene sonra, 2000 yılında, işçiye Parkinson hastalığı teşhisi resmen konuldu.

Hem Ontario’nun İşyeri Güvenlik ve Sigorta Kurulu hem de temyiz karar memuru ilk başta tazminat talebini reddetti, ama İşyeri Güvenlik ve Sigorta Temyiz Mahkemesi komitesi işçi lehine karar verdi. Komite, hidrokarbon maruziyetinin Parkinson hastalığına yol açtığına dair lehte ve aleyhte kanıtların yaklaşık olarak eşit ağırlıkta olduğunu, bu yüzden tazminat talebinin tahsis edilmesi gerektiğini söyledi.

Çeşitli bilimsel çalışmalar, Parkinson hastalığıyla tolüen, ksilen, n-hekzan, karbon tetraklorür, trikloretilen (TCE) ve tetrakloretilen (perkloretilen veya PERC olarak da bilinir) arasında bağlantı olduğunu tespit ediyor. 2012’de yapılan bir çalışmada bu altı kimyasal incelenmiş ve sürekli TCE’ye maruz kalmanın Parkinson hastalığı riskinde önemli bir artışla bağlantılı olduğu bulunmuş. Ayrıca PERC ve karbon tetraklorür maruziyetinin ise istatistiksel olarak önem arz ettiği anlaşılmış.

TCE dünyada onlarca yıl yaygın olarak kullanıldı – kahvenin kafeinsizleştirilmesinde ve anestetik olarak – fakat günümüzde en başta metal parça üretiminde yağ giderici madde olarak kullanılmakta. Karbon tetraklorür önceden kuru temizlemede çözücü madde olarak kullanılırdı, fakat yerini neredeyse tamamen PERC aldı.

Pestisitler (Tarım İlaçları)

Parkinson hastalığının en bilinen potansiyel risk faktörlerinden biri tarım ilaçlarıdır. Bu kimyasalların beyindeki enzim, protein ve nöronları bozarak beyne zarar verdikleri ortaya çıkmıştır.

Paraquat ve rotenone adlı pestisitlerin Parkinson hastalığı riskinin artmasına sebep oldukları gayet iyi bilinmektedir ve bunlar işyerinde kullanılmamalıdır, diyor Squires. “Mesele şu ki, zararlı başka maddeler olabilir, ama henüz hangileri bilmiyoruz,” diye de ekliyor.

Mayıs ayında İskandinav İş, Çevre ve Sağlık Dergisi’nde yayımlanan çalışma kapsamında Parkinson hastalığı ve işyeri maruziyetleri üzerine sistematik literatür taraması ve meta-analiz yapılmıştır. Çalışmanın sonucu, “tarım ilaçlarının her türüne maruziyetin Parkinson hastalığına yakalanma riskini en azından yüzde 50 oranında artırdığına ilişkin sağlam kanıtlar var ” şeklindedir.

ensektisit - İşyeri koşulları Parkinson hastalığına yakalanma riskini artırabilir

Hâlbuki Harris’e göre, birçok insan tarım ilacına maruz kaldığını söylerken, bir endüstriyel hijyenist verileri gözden geçirdiğinde, bu insanların sadece yarısının gerçek maruziyet yaşadığı anlaşılmaktadır.

“Bu uzun zamandır şüphelenilen bir ilişki ve belki de üzerinde en çok çalışılandır, ama bu maalesef bilgilerin tamamen net olduğu anlamına gelmiyor. Pestisitlerin Parkinson hastalığının nedenlerinden biri olup olmadığına dair kesin bir cevabımız yok,” diyor Harris.

Doğru önlemler alındığında pestisitlerle çalışmak güvenli olabilir. Kanada’nın yargı yetkisine sahip her bölgesi ya bazı pestisitler için kendi işyeri maruziyet limitlerini belirlemiştir ya da Amerikan İdari Endüstriyel Hijyenistler Konferansı’nın (ACGIH) eşik limit değerlerini (TLV – threshold limit values) uygulamaktadır. Bununla birlikte, yaygın olarak kullanılan birtakım pestisitlerin bu tür limitleri belirlenmemiştir, dolayısıyla maruziyet olabildiğince düşük seviyede tutulmalıdır.

İşçilerin maruziyeti en çok kimyasallar depodayken ve uygulama sırasında gerçekleşmektedir. Pestisitler vücuda ağızdan, nefes yoluyla veya deri yoluyla nüfuz edebilir.

Tarım ilacı ürünlerini kullanırken, gerekli görülen kişisel koruyucu ekipman (PPE – personal protective equipment) bilgisi için etikete ve güvenlik veri listesine (safety data sheet) bakılmalı. Bu ekipmanlardan bazıları, kimyasallara dayanıklı astarsız eldiven ve ayakkabı, uzun kollu tişört ve pantolon, çorap, respiratör ve koruyucu gözlük olabilir. Bilimsel çalışmalar, kimyasallara dayanıklı eldiven ve ayakkabı giymenin maruziyeti önemli ölçüde azaltabileceğini göstermiştir, diyor Kanada hükümeti.

Titreşim

Teschke ve Harris’in çalışması, tarım işçilerinin Parkinson hastalığına yakalanma ihtimalinin “tutarlı ve önemli ölçüde artış” gösterdiğini bulmuştu. Pestisit maruziyeti ise kesin neden olarak saptanamadı. Bu durum, Teschke ve ekibinin olası başka nedenleri araştırmasına vesile oldu ve tüm vücut titreşimi fikrini ortaya attılar. Tüm vücut titreşimi, bedenin taşıtlar ve iş makineleri gibi titreşen bir zemin üzerinde olması halinde meydana gelmektedir.

“Çiftçiler iyi bir örnek. Sadece yolda giderken bile az miktarda titreşim oluyor ve yoldan ayrıldığında ve süspansiyonu daha az olan farklı türlerde araç kullandığında titreşim artıyor. Sonra yolda çukura girdiğinde veya çiftçilik söz konusuysa belki de birkaç adımda bir gayet büyük şoklar olabiliyor,” diyor Teschke.

titresimli7 - İşyeri koşulları Parkinson hastalığına yakalanma riskini artırabilir

Araştırmacılar potansiyel iş maruziyeti olarak buna ilgi duydular, çünkü titreşimden ve titreşimle bağlantılı şoklardan kaynaklanan mekanik stres, kafa yaralanmasını tetikleyen stresle benzerlik gösteriyor olabilirdi. Çalışmanın katılımcılarından iş süresince kullanılan taşıtlara dair bilgi vermeleri istendi ve sonra her araç için titreşim yoğunluğunun seviyesi tespit edildi. Sonuçları yorumlamak biraz zor olsa da, bu konuda daha fazla çalışma yapılması için teşvik edici nitelikte oldukları kesin.

“Bu yüksek yoğunluklu taşıtlar fiziksel şokla bağlantılıdır ve tekrarlanan şoklar bazı nöroenflamasyon (iltihaplanma) mekanizmalarını harekete geçirebilir,” diyor Harris, ve ekliyor: “Şu anda bu Parkinson hastalığı etiyolojisinde (hastalık sebeplerini inceleyen bilim kolu) büyük bir ilgi alanı, yani bunu doğrudan test etmek harika olurdu.”

Manganez

Parkinson tipi semptomların sıkça tartışılan bir başka potansiyel risk faktörü de manganez maruziyetidir. Bazı çalışmalarda risk artışı tespit edilirken, bazı çalışmalarda ise riskte düşüş ya da hastalıkla maruziyet arasında bağlantı olmadığı tespit edilmiştir. Manganez kaynak dumanında rastlanan bir bileşiktir.

Aralık ayında Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından yayımlanan çalışmanın bulgularına göre işçiler manganez içeren kaynak dumanlarına ne kadar çok maruz kalırlarsa, parkinsonizm belirtileri o kadar çabuk ilerliyor. Özellikle kapalı alanlarda çalışan kaynakçıların parkinsonizm belirtileri belirgin bir şekilde kötüleşmekte.

Genel olarak, çalışma, kaynaklamaya maruz kalan işçilerde parkinsonizm prevalans (yaygınlık) oranının yüzde 15,6 olduğunu ve kaynaklamaya maruz kalmayan işçilerle karşılaştırıldığında “parkinsonizm prevalansının yüksek olduğunu” ortaya koydu.

Manganez1 - İşyeri koşulları Parkinson hastalığına yakalanma riskini artırabilir

Ontario’daki Kanada Kaynaklama Birliği’nin direktörü Dan Tadic’e göre kaynakçıların manganez dumanına maruz kalmasını azaltmak için işverenlerin devreye sokabileceği çeşitli kontroller var:

  • Manganez seviyesi daha düşük olan kaynak malzemeleri (örneğin tel) kullanmak,
  • Daha düşük kaynak voltajıyla çalışmak,
  • Dumanı havalandırmak için havalandırma ekipmanı kullanmak,
  • Yarı otomatik kaynaklamadan daha az duman üreten, darbeli kaynaklama gibi yeni kaynaklama teknolojileriyle çalışmak,
  • Uygun solunum koruması kullanmak.

Çelikte kullanılan manganez miktarını azaltmak konusunda üreticiler yıllar içinde çok gelişme kaydetti, ama endüstri bu sorunla gerçekten de boğuşuyor, diyen Tadic; “Günümüzdeki köprü ve boru hatlarında ve yapılan tüm makinelerde, binalarda ve otomotiv endüstrisinde ve çeşitli uygulamalarda ne kadar çok çelik kullanıldığını düşünün. Manganezi tamamen elimine ederseniz, bu alaşımların maliyeti tavan yapacak ve ekonomiye ciddi zarar verecektir,” şeklinde devam ediyor.

Teschke’nin çalışması, kaynakçıların yanı sıra, ağır ekipman operatörleri, çiftçiler, marangozlar, benzin istasyonu işçileri ve belki biraz şaşırtıcı şekilde bilim, hukuk ve kütüphane mesleklerinde çalışanların Parkinson’a yakalanma riskinin yüksek olduğunu bulguladı. Bu durum, influenza’nın (grip) Parkinson hastalığına yakalanma riskiyle bağlantılı olduğu gerçeğinden kaynaklanabilir, diyor Teschke: “İlginç, çünkü yüksek risk taşıdıkları ortaya çıkıyor, ancak yöneticilik ve idarecilik işlerinde bu yüksek risk yok. Bu gruplar arasındaki en büyük farklardan biri, insanlarla olan etkileşimdir. Sosyal bilimlerde çalışanların çoğu çalışma hayatında halkın geniş kesimleriyle etkileşime giren insanlar. Yani gribe maruz kalma konusunda daha fazla potansiyele sahipler. ”

Bu nedenle işverenlerin, özellikle grip sezonu sırasında, işyerinde sağlıklı olmayı ve el yıkamayı teşvik etmeleri akıllıca olacaktır.

Teoriler farklı farklı olsa da ve bazen birbiriyle çelişse de, Parkinson hastalığı söz konusu olduğunda araştırmacıların hepsi tek bir konuda birleşiyor, o da maruziyetle hastalık arasında bir ilişki olup olmadığını anlamanın ne kadar zor olduğu. Bu yüzden en iyi yol ihtiyatlılık prensibini uygulamak, diyor Teschke.

“Bu alanda çalışmaya başladığımda beni en çok şaşırtan, ne kadar az şey bildiğimizdi,” diyor ve ekliyor: “İşverenler çalışanların yaralanma riskini ya da kimyasallara maruz kalma riskini asgari düzeye indirebilirlerse, bu yapılırsa, bugün bilmedikleri, gelecekte de öğrenmekten hiç hoşlanmayacakları tehlikelere karşı olumlu bir şey yapmış olurlar.”

1290 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.