Slider

aykut celik - “Kocaeli’nde  meslek hastalıkları hastanesinin olmaması çalışan ve toplum  sağlığını tehdit ediyor”

“Kocaeli’nde meslek hastalıkları hastanesinin olmaması çalışan ve toplum sağlığını tehdit ediyor”

Kocaeli Türkiye’nin en büyük sanayi havzalarından biri. Binlerce insanın çalıştığı bu şehirde neden bir meslek hastalıkları hastanesinin olması gerektiğini Kocaeli İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Yönetim Koordinasyonu üyesi Dr. Aykut Çelik’le konuştuk. Meslek hastalıklarının insan hayatını nasıl tehdit ettiğini verilerle açıklayan Çelik, bu hastalıklarla mücadele ederken üstlenilmesi gereken rollerden de bahsediyor.

-Öncelikle meslek hastalıkları hastanelerinin özelliğinden ve öneminden bahseder misiniz?

Meslek hastalıklarıyla mücadele adına kurulan meslek hastalıkları hastanelerinin temel özelliği; hastalıkların erken teşhisini sağlayarak meslek hastalığına yakalan çalışanların tedavilerini kolaylaştırmaktır. Diğer yönden bu hastanelerde; hastalığın mesleki maluliyet oranını hesaplayabilmek, yaralanmaların veya ölümlerin mesleki kaynaklı olup olmadığını belirleyebilmek, periyodik muayeneleri yapmak ve işyerleri ile ilgili gerekli incelemeleri, araştırmaları ve ölçümleri yapmak gibi faaliyetler yürütülmektedir. Meslek hastalıkları hastaneleri bu faaliyetleri alanında uzman olan doktor ve sağlık personeli, bünyesinde barındırdığı poliklinikler, araştırma laboratuvarları, yataklı bölümleri ve diğer sağlık kurulları aracılığı ile gerçekleştirir. Diğer yandan bu hastaneler meslek hastalığına yakalanan çalışanların hastalık sonrasındaki iş yaşamları ve çalışma şekillerinin düzenlenmesinde bir rehber olma özelliğine de sahiptir.

-Kocaeli’nde neden meslek hastalıkları hastanesi açılmalı sizce? Yokluğu nasıl bir   zorluk oluşturuyor?

kocaeli MS 300x167 - “Kocaeli’nde  meslek hastalıkları hastanesinin olmaması çalışan ve toplum  sağlığını tehdit ediyor”2016 yılı Sanayi Odası verilerine göre Kocaeli’nde sanayinin payı yüzde 51’dir ve Türkiye dış ticaretinin yüzde 17,3’ü Kocaeli’nden gerçekleşmektedir. Son 10 yıllık istatistikî verilere göre ilin Türkiye imalat sanayine sağladığı katkı yüzde 13’tür. Kocaeli’nin sektörlerine bakıldığında; Türkiye araç üretiminin yüzde 37,7’si Kocaeli’nden karşılanmaktadır. (2016 yılı)Türkiye kimya sanayi içerisindeki payı yüzde 27,Türkiye Metal Sanayinin ise yüzde 19’unu karşılamaktadır. Sanayi odasına kayıtlı 2.500’ün üzerindeki firmanın 274’ü yabancı sermayelidir. Bu firmalar arasında Alman,  Hollanda, Amerika, Fransa, Güney Kore, İtalya firmaları öne çıkmaktadır. Dünyanın marka firmaları Ford, Hyundai, Honda, Anadolu-Isuzu, Siemens, Türk Pirelli, Good Year, Brisa, Bridgestone, Bosch gibi firmalar Kocaeli’nde üretim yapmaktadırlar. Ülkemizin en büyük 500 firmasının da 80’i Kocaeli’nde faaliyet göstermektedir. İlk 1000 büyük işletme içerisinde ise 131 Kocaeli firması yer almaktadır.  İlde 13 adet organize sanayi bölgesi, 3 adet teknopark ve 2 adet serbest bölge bulunmaktadır. Bu OSB’lerin büyük bir kısmı ihtisaslaşmıştır: TOSB Otomotiv Yan Sanayi İhtisas OSB, Kimyacılar OSB, Makine OSB, Plastikçiler OSB, Kömürcüler OSB’dir. Bunun dışında Avrupa’nın ilk 10 limanı içerisinde yer alan İzmit Körfezi’nde 35 liman ve iskele bulunmakta, Kocaeli Limanları’ndan geçen yük miktarı yaklaşık 64 milyon ton civarındadır.(2015 yılı) Kocaeli’nin 2016 yılında kişi başına vergi geliri 31 bin 700 TL olup, Türkiye ortalaması ise 5 bin 747 TL’dir.

Bu veriler yanında Uluslararası Çalışma Örgütü’ne(ILO) göre dünyada her yıl 2 milyondan fazla işçi iş kazası ve meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitirmektedir. ILO’nun gizli bir salgın olarak nitelediği bu ölümlerin %86’sı meslek hastalığı,%14 ise iş kazası nedeniyle meydana gelmektedir. Bu durumda çok tehlikeli işlerin yapıldığı, ağır ve kirli sanayinin yoğun olduğu Kocaeli’nde bir meslek hastalıkları hastanesinin olmaması çalışan ve toplum  sağlığını tehdit etmektedir. Ağır çalışma koşulları yanında mesleki maruziyet sonucunda hastalanan çalışanların en yakındaki İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi’ne ulaşımı, tanı süreçlerinin uzaması, üzerine eklenen uzun SGK bürokrasisi, iş baskısı ve işsizlik tehdidiyle vakalar sürüncemede kalmakta, kendi kaderlerine terk edilmektedir. Bu kadar yoğun bir çalışma temposunun olduğu Kocaeli’nde kurulacak meslek hastalıkları hastanesinin ; işçiler, işverenler, işyeri hekimleri, sendikalar, basın ve kamuoyu nezdinde ‘meslek hastalığı’ bilincinin yerleşmesi ve bu konuda yerleşik bir kültür oluşabilmesine  büyük katkı sağlayacaktır

-Meslek hastalığıyla ilgili farkındalık arttırma çalışmalarında sizce doktorlara düşen rol nedir?  Dünya sağlık örgütünce bedensel, ruhsal ve sosyal olarak tam bir iyilik hali olarak ifade edilmekte ise de, ülkemizde  sağlığın en fazla ihlal edildiği alanlardan birisi  işçi sağlığı alanıdır. Bu nedenle ülkemizde işçilerin sağlığının korunması ve meslek hastalıklarının önlenmesi konusunda başta işyeri hekimleri olmak üzere ülkemiz  yetişmiş tıp insanlarına büyük görev ve sorumluluk düşmektedir.Bizler  hekimler olarak hastalarımıza; Dünyada meslek hastalıklarının babası Bernardo Ramazanni’nin teşhis için hastalarına sorduğu “Hangi işte çalışıyorsunuz?” sorusunun duyarlılığıyla yaklaşabilmeliyiz. Hekimlerin  mesleklerini layıkıyla yerine getirebilmeleri ve hastalara fayda sağlayabilmeleri için temel şartın mesleki bağımsızlıklarının korunması olduğunu hep akılda tutmaları gerekir. Bir hekiminin öncelikli sorumluluğu da üretimin verimliliğinin artırılması değil, çalışanların sağlığının korunmasıdır. Unutulmamalıdır ki meslek hastalıklarına yakalananların tedavisi için harcanan emeğin yerine, hastalığı önceden tahmin edip önüne geçmeye çalışmak daha doğru bir yaklaşımdır.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Çalışma hakkı en temel insan haklarından biridir.Bu hak tek başına bir anlam ifade etmeyeceği gibi, diğer temel haklardan olan ‘yaşam hakkı’ nın özünü ihlal etmeyen sağlıklı ve güvenli bir iş ortamlarının sağlanmasıyla mümkün kılınabilir. Sağlıklı ve güvenli ortamlarda yaşama her bireyin temel hakkı olduğuna göre çalışma hakkının kullanımı sırasında işyerlerinin, çalışanların beden bütünlüğünü ve ruh sağlığını bozacak etmenlerden arındırılması esastır. Bu nedenle çalışanların sağlığının korunması kamusal bir alandır ve kamusal bir örgütlenme modeliyle bu alanın yapılandırılması gerekmektedir. Çalışanların sağlık ve güvenliğinden devlet asli sorumludur ve bu sorumluluk devredilemez, ötelenemez, yok sayılamaz.İş yaşamında devlet, çalışanlar, işverenler ve sendikalar ile birlikte işyeri hekimleri – iş güvenliği mühendisleri ve onların meslek örgütleri bu alanın sosyal taraflarıdır. Bu bağlamda işverenler;ülkemizde işçi sağlığının korunması ve meslek hastalıklarının önlenmesi için olumsuz çalışma koşul ve ortamlarıyla, meslek hastalıklarını ilgili taraflara bildirmelerinden dolayı işyeri hekimlerine herhangi bir yaptırım uygulamamalı/hak kaybına uğratmamalıdır. Devlet; işçilerin sağlığını tehdit eden kuralsızlaştırma,  esnekleştirme, sendikasızlaştırma, taşeronlaştırmayla birlikte işyeri hekimlerinin / iş güvenliği mühendislerinin mesleki değerlerinin erozyonuna yol açan koşulları ortadan kaldırmakla yükümlüdür.

1622 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.