Haberler

mobbing foto - Mobbing ile Mücadele Derneği: "Mobbing duygusal bir saldırıdır"

Mobbing ile Mücadele Derneği: “Mobbing duygusal bir saldırıdır”

Mobbingin bir çalışanı nasıl etkilediği ve bu etkinin psikolojik yönlerini anlatan “Çağımızın meslek hastalığı: Mobbing” konulu dosyamızın üçüncü aşamasında Mobbing ile Mücadele Derneği İletişim Genel Koordinatörü İlhan İşman’la konuştuk. Türkiye’de mobbingle mücadeleden, mobbinge uğrayan çalışanın haklarına kadar yaptığımız bu söyleşinin ilk bölümünü sizler için yayınlıyoruz.

“Mobbing insanımızın sağlığını kaybetmesine neden olarak, çalışma hayatını olumsuz etkiliyor”

-İlhan Bey mobbingi nasıl tanımlarsınız?

ilhan isman - Mobbing ile Mücadele Derneği: "Mobbing duygusal bir saldırıdır"
İlhan İşman

Mobbing duygusal bir saldırıdır. Özel ve kamu işyerlerin de uygulanan ve kişi veya kişiler üzerinde insan onuruyla bağdaşmayan davranışların toplamıdır. Sistematik bir baskı yaratarak, ahlâk dışı bir yaklaşımla, iş performansını ve dayanma gücünü yok edip, kişiyi kendi isteğiyle işten ayrılmaya zorlamak için; düzenli, sürekli ve sistematik olarak yapılan psikolojik taciz davranışları, eylem ve uygulamaların bütünüdür. Bilerek ya da bilmeyerek yapılan psikolojik taciz, makro düzeyde ülkemizin beşeri ve sosyal sermayesini kemiriyor, yok ediyor. Mikro düzeyde ise çalışanların itibarını ve onurunu zedeliyor. İnsan kaynağımızı tüketiyor. Verimliliğimizi azaltıyor. İnsanımızın sağlığını kaybetmesine neden olarak, çalışma hayatını olumsuz etkiliyor. Bu nedenle psikolojik tacizin önlenmesi, gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından, gerekse de onurlu çalışma hakkının ülkemizde yaygınlaştırılması açısından çok önemlidir.

-Mobbing ile Mücadele Derneği olarak kendinizden ve yaptığınız çalışmalardan bahseder misiniz?

Derneğimizi 2010 yılı Şubat ayında kuruldu. Allah rahmet eylesin kurucu genel başkanımız Hüseyin Gün ki, kendisi de mobbing mağduruydu. Derneğin bu günlere gelmesindeki insanüstü gayretine şahidim. Mağdurlara yardım ve destek olmadaki azmine, usanmadan, yılmadan, bitmek tükenmek bilmeyen hukuk mücadelesine, yakından tanık olanlardan biriyim. İşlerimin yoğunluğu nedeniyle 2010 yılında dernekte kurucu üye olamasam da mobbing üzerine birlikte çok kafa yorduk, çok konuştuk. Başkanımız Hüseyin Bey yedi yıl gibi kısa bir sürede, insanüstü bir gayretle çok önemli işler yaptı. Türkiye genelinde 20’yi aşan ilde temsilcilikler açtı. Binlerce mağdura destek oldu. Mağdurların “Yalnızım, çaresizim” feryadını duyup koşan, etkili, güven duyulan bir sivil toplum kuruluşu ortaya çıkardı. Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun başkanımızı maalesef 4 Şubat günü kalp krizinden kaybettik.

-Kaybınız için üzgünüm. Allah rahmet eylesin.

Çok sağolun. Çok değerli bir insandı. Hüseyin başkanımızla yol arkadaşlığımız, üniversite yıllarına dayanır. Aynı bölümde okuduk, aynı yurtta kaldık. Daha sonraki yıllarda DHMİ’de (Devlet Hava Meydanları İşletmesi) müşavir olarak da bir süre birlikte çalıştık. Mobbing konusunda ondan çok şey öğrendim. Mağdurlardan çok hayır duası aldığına bizzat şahidim. Derneğimiz, halen ilk günkü heyecan, azim, inanç ve kararlılıkla mağdurların umut kapısı olmaya devam ediyor.

-Mağdurlarla görüşürken neler hissediyorsunuz?

Mağdurları dinlediğinizde, yaşadıklarına yakından tanık olduğunuzda empati yaptığınızda “Bu kadarı da olmaz, insan insana bu zulmü yapamaz” diyorsunuz. Onlara destek olmak, onların dertleriyle dertlenmek, insanımıza, ülkemize olan vefa borcumuzun gereğidir diye düşünüyorum. O insanları gördükçe mücadele azmimiz kamçılanıyor. İşin içine girmek de bizi günden güne geliştiriyor.

“Türkiye’de bir ilk olarak mobbing başvurularını alan, değerlendiren ve şikayetleri işleme koyan bir çağrı merkezi olması gerektiğini önerdik Alo 170’i adres gösterdik”

mobbing - Mobbing ile Mücadele Derneği: "Mobbing duygusal bir saldırıdır"

-Dernek olarak hangi faaliyetlerde bulundunuz?

Türkiye Büyük Millet Meclisi “İnsan Hakları Komisyonu”na ve “Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu”na çağrıldık. Mobbing ile mücadele ve iş yerinde psikolojik tacizin önlenmesi için çözüm önerilerimizi sunduk. Yaptığımız sunumlarda acil olarak bir Başbakanlık Genelgesi çıkarılması gerektiğini söyledik. Türkiye’de bir ilk olarak mobbing başvurularını alan, değerlendiren ve şikayetleri işleme koyan bir çağrı merkezi olması gerektiğini önerdik Alo 170’i adres gösterdik. Ayrıca mağdurlara psikolojik destek verilmelidir dedik. Yine; İşyerlerinde psikolojik tacize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme toplantıları ile seminerler düzenlenmesi gerektiğini söyledik. Mobbing ile mücadele için çözüm önerilerini ilk ortaya atan Mobbing ile Mücadele Derneği oldu. Yeni kurulmuş bir dernek olarak mecliste kabul görmemiz, bizi hem heyecanlandırdı, hem de gururlandırdı. Tüm bu çabalarımız sonucunda dönemin başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan imzası ile “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” Başbakanlık Genelgesi ilk idari düzenleme olarak çıktı.

“Türkiye genelindeki 20 il temsilciliğimiz aracılığıyla, mağdurlara hukuki ve psikolojik destek sağlamaya çalışıyoruz”

-Kamuoyundan nasıl tepkiler aldınız?

Tepkiler çok olumlu. Toplum nezdinde akredite olduğumuzu, kamuoyunda hak ettiğimiz yeri aldığımızı düşünüyorum. Çünkü biz dernek olarak; ülkemize olan vefa ve sorumluluk borcumuzun bilincindeyiz. Sorunları sürekli konuşarak, sorunun bir parçası olmak yerine, her fırsatta çeşitli platformlarda çözüm önerilerimizi dile getirerek, iyi niyetle katkı sağlamaya çalıştık. Mobbingin mevzuatta yer alması için gayret gösterdik, projeler yürüttük, anketler yaptık, raporlar hazırladık. Üniversitelerde, okullarda, sendikalarda, sivil toplum kuruluşlarında eğitimler verdik. Binlerce mağdura ulaştık, destek olduk. Farkındalığı artırmak, toplumsal bilinci yükseltmek için radyo ve televizyon programları yaptık. Halen mobbing farkındalık ve temel analiz uzmanlık eğitimleri veriyoruz. Türkiye genelindeki 20 il temsilciliğimiz aracılığıyla, mağdurlara hukuki ve psikolojik destek sağlamaya çalışıyoruz. Hedefimiz Türkiye genelinde her ilde bir temsilcilik açmak.

“İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi Başbakanlık Genelgesi’nin yayımlandı”

-Geçmişten bu güne ülkemizde mobbingin önlenmesi adına neler yapıldı?

Aslında mobbing ile mücadelede kısa denilebilecek bir sürede, Türkiye olarak çok önemli kazanımlar elde ettik. Bardağın dolu tarafına bakalım önce. Sivil toplum kuruluşları, ülke ve insanımız açısından mobbingin önemini bir nebze de olsa kavradı. Çalışma hayatındaki paydaşların dikkatini bu alana yöneltmesi, akademisyenlerin konuya daha çok ilgi duyması, bu alandaki araştırma, anket, makale ve kitap sayısının artması, hükümet kanadında ilk düzenleme olarak “İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi” Başbakanlık Genelgesi’nin yayımlanması çok önemli adımlar oldu. Sonra İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu ve Kamu Denetleme Kurumu’nun kurulması, AYM’ye bireysel başvuru hakkının getirilmesi, Borçlar Kanunu Md-417’de hukuki düzenleme yapılarak, üst düzey yargı organlarının, avukat, hakim ve savcıların mobbing konusuna daha duyarlı yaklaşmaları, medyanın konuyu zaman zaman kamuoyu gündemine taşıması da umut veren çok önemli gelişmeler oldu ülkemiz için. Mobbing ile Mücadele Derneği olarak; biz de bu süreçleri yakından takip ettik. Zaman zaman öncü olduk. Bir çoğunda yer aldık, sorumluluk bilinciyle destek olduk, katkı sağladık. Dernek olarak kısa sürede çok önemli başarılara imza attık. Ancak tüm bu çabalar elbette yeterli değil.

-Mobbing Kavramı ne zaman ortaya çıkmış? Kısaca tarihçesinden söz edebilir misiniz?

Çalışma yaşamında mobbing kavramının ilk kez, 80’li yılların başında İsveçli endüstri psikologu Heinz Leymann tarafından kullanıldığını görüyoruz. Leymann, işyerinde mobbing davranışının varlığını belirtmekle kalmamış, davranışın özel niteliklerini, ortaya çıkış şeklini, uygulanan şiddetten en fazla etkilenen kişiler ve doğabilecek psikolojik sonuçları da vurgulamıştır. Çalışma yaşamında mobbinge olan ilgi, İskandinav ülkelerinden sonra Almanya başta olmak üzere zamanla diğer Avrupa ülkelerinde de artmıştır.

“Ülkemizde maalesef müstakil bir mobbing yasası yok”

-Türkiye’de bir çalışanın mobbinge uğramasının önüne geçmek adına düzenlenmiş yasalar var mı?

Ülkemizde maalesef müstakil bir mobbing yasası yok. Ülkemizin de taraf olduğu uluslararası yasalar ve ülkemiz yasalarındaki bazı maddelere dayanılarak hüküm verilmektedir. Mobbing bir insan hakları ihlali olup; ülkemizin taraf olduğu AB sosyal şartının 26.maddesi, ILO prensipleri, İnsan Hakları Beyannamesi, Avrupa İnsan Hakları sözleşmesi, Anayasanın 10.17.49 ve 50. maddeleri, Borçlar Kanunun 58. ve 417.maddeleri, Medeni kanunun 24 ve 25.maddeleri, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 10 ve 125/d bendi, Türk Ceza Kanunu’nun  94. 96. 117. 121. 123. 125. 257 ve 267.ncı maddeleri, İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu, İş Kanunu’nun 5. ve 77.nci Maddeleri, kapsamında idari (disiplin hukuku), cezai (kamu davası) ve tazmini (tazminat hukuku) gereken suçlardandır.  Ayrıca; Nisan 2011 tarihinde yayımlanan TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun MOBBİNG ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ RAPORU’nda ve 19.3.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Başbakanlık Genelgesinde Kamu ve Özel Sektör işyerlerinde psikolojik tacizin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınması hükme bağlanmıştır. Bir çalışana karşı psikolojik taciz yapan ve yetkisi ve bilgisi olduğu halde bu eylem ve işleme karşı göz yumanlar da psikolojik tacizi (mobbingi) yapanlarla aynı derecede suç işlemiş olurlar.

“Onurlu çalışma hakkını gözetmeliyiz”

-Peki yasa olmamasının sebebi nedir? Konuyla ilgili bir çalışma var mı?

Bence bu konuda toplumsal farkındalığın yeterince gelişmediğini söyleyebiliriz. Eldeki mevcut yasalarla bu işin önüne geçilebilir gibi bir algı var. Biz dernek olarak bu algıyı ortadan kaldırmak için çabalıyoruz. Bakın mobbing milli bir meseledir. Bu illete ben “İşyeri Kanseri” diyorum. Deneyimli, birikimli insan kaynağımızı her geçen gün eritiyor, yok ediyor. Bilerek ya da bilmeyerek; “Bindiğimiz dalı kesiyor, kendi ayağımıza sıkıyor, bu ağır bedeli de toplum olarak maalesef hep birlikte ödüyoruz.” Bu zulmü hep birlikte durdurmak için toplumsal bir ortak akıl gerekiyor. İnsanlarımızın barış ve huzur dolu iş ortamlarında çalışmasını sağlamalıyız. Ülkemiz yararına verimli ve etkin olarak çalışmalarına imkan sağlamalıyız. Onurlu çalışma hakkını gözetmeliyiz. Unutmamamız gerekiyor. Mobbing beşeri ve sosyal sermayemizi günden güne eritiyor. Mobbingle mücadele etmek, başta yöneticiler olmak üzere tüm çalışanların ödevi ve yükümlülüğüdür. Bizim dernek olarak hedefimiz; kamu ve özel sektördeki mobbingin durdurulması için kapsamlı bir çalışma ile ülkemize has müstakil bir “Mobbing Kanunu”nun çıkarılması için farkındalığı artırmak, kamuoyu oluşmasına katkı sağlamaktır. Bunun için çalışıyoruz. Bu konuda önümüzdeki dönemde konuyla ilgili tüm paydaşlarımızla görüşmeler yapmayı planlıyoruz.

Röportajın devamını okumak için tıklayın

1517 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.