Slider

bel2 - Mücadele edince mi meslek hastalığı sayılıyor?

Mücadele edince mi meslek hastalığı sayılıyor?

Geçen günlerde sizinle paylaştığımız bel fıtığı hastası Zehra P.’nin hikayesini okuyan bir işçi, Mert E. kendi meslek hastalığı raporu alma sürecini Meslek Hastalığı sitesi ile paylaştı. Kendisinden dinliyoruz.

Zehra P.’nin iş ve hastalık öyküsünü buradan okuyabilirsiniz

Öncelikle özel bir firmada üretim operatörü olarak işe başladım. Yaptığım işi bele dayalı bir işti. Makinemiz 45 metre boyunda bir makine. Bu makinede yoğunluğu yüksek levhalar üst üste istiflenir ve kalıp halinde kesilirdi. Çıkan kalıpları uygun paletlere tavan vinç yardımıyla koyup altından sapanları kendi gücümüzle çekerdik ki gücümüz yetmediği için bel vurarak çekmek zorunda kalırdık.

Toplamda 2000 kg ve üzerini bulan 60 kg’lik paletler iki kişi yardımıyla 40 metre yukarı taşınır, belden yüksek seviyede istiflenir. Yerden 10 cm yüksek geri dönüşüm parçalarını eğilerek geri dönüşüm tanklarına atılması da dahil birçok bele dayalı, ağır işler yapmaktayım.

bel - Mücadele edince mi meslek hastalığı sayılıyor?

İşe başladıktan bir sene sonra bel fıtığı başlangıcı teşhisi konuldu bana. Fizik tedavi, iğne tedavisi ve çeşitli ilaçlar kullandım. Üç sene fizik tedavi ve ağır işte çalışamaz raporu aldım. Yararını az da olsa gördüm. Yaptığım işi tekrarladığım için ise iki sene sonra, yani iş yerimde üçüncü senemde ameliyat olmam gerekti. 5 doktora gittim. Mecburen ameliyat oldum, belime sekiz platin ve dört vida takıldı. Daha mı iyi oldu? Hayır. İş yerim çalıştığım yeri değiştirmek istedi ama daha kötü bir bölüme. Doğal olarak ben de istemedim ve olaylar patlak vermeye başladı. Üzerimde baskı kuruldu. İşten kendi isteğimle çıkmam için zorladılar. Bir sene bu şekilde dayanabildim, en son sağlık nedeniyle anlaşarak işi bıraktım.

Bir arkadaşım meslek hastalıkları hastanesi diye bir şeyden bahsetti. Ben de sordum soruşturdum, araştırdım. Ben de bu hastaneye gitmeliyim dedim ve SGK’ya gittim, sevk aldım. 10 gün sonra haber geldi, gidebilirsiniz dediler.

Gittim, giriş yaptım. Yatılı olarak 12 gün kaldım, tek tek bütün poliklinikleri dolaştım, sonuçları bekledim. Sonuçlar geldi ve bana altı ay sonra kontrole gel dediler, tamam dedim.

Altı ay sonra tekrar gittim, yine altı ay sonra gel dediler. MR çekildi, yaptığım işi tarif ettim. Bu böyle beş defa sürdü.

Hastanede arkadaşlık kurduğumuz abilerimizden bilgi sahibi oldum ve araştırmaya devam ettim. Bel fıtığı meslek hastalığı olarak geçiyor ama meslekte kazanma gücü kayıp oranı verilmiyor. Neden diye sorduğumda “İşverenin baskısı yüzünden” cevabını aldım ve hiç şaşırmadım.

Yaklaşık üç sene geçti ve meslek hastalığı tanısı kondu ve oran kağıdının eve gelmesini bekledim. Bir ay sonra postacı geldi. Açtım zarfı, baktım. Pek umutlu değildim. Sonuç % 0’dı. Buna da şaşırmadım. Biliyordum sıfır geleceğini. Herkes bilsin, hep sıfır gelir. Önemli olan bundan sonrası.

Yüksek Sağlık Kurumu diye bir kurum var. Buraya güzel bir dilekçeyle meslek hastalıkları hastanesinde bulunan evraklarımın ve hastalıklarımın incelenmesine gerek görüldüğü halde İstanbul Adli Tıbba sevkimi isterim dedim, derdimi anlattım. Bundan 20 gün sonra SGK’ya gidip bir cevap geldi mi diye baktım, gelmiş. Hastalığımın % 30,2 oranında olduğu yazıyordu. % 10 ile maaş başlanıyor, bana da maaş bağlandı.

Şunu unutmayın, meslekte kazanma gücü kayıp oranıyla vergi indirimi bir değildir.

Ben maaşımı aldım ama hiçbir zaman eskisi gibi olamayacağım, düzgün bir şekilde oturamıyorum bile. Üstelik meslek hastalıkları hastanesine gittiğinizi işe başlayacağınız yere bildirmekle sorumlusunuz. Bu yüzden hiçbir yer işe almıyor beni.

bel3 - Mücadele edince mi meslek hastalığı sayılıyor?

 

1553 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.