Slider

doctor3 1024x697 - "Toplumun her alanında olduğu gibi çalışma hayatında da eril değerler öne çıkıyor."

“Toplumun her alanında olduğu gibi çalışma hayatında da eril değerler öne çıkıyor.”

“Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlık Alanındaki İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uygulamalarında Yaygınlaştırılması” adlı proje kapsamında ikinci semineri gerçekleştirdik ve Intern Dr. İnci Kadribegiç ile konuştuk.

Trakya Üniversitesinde Intern Dr. olan İnci Kadribegiç COVID-19 salgını, salgının işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamalarında ne tür yetersizlikleri görünür kıldığı, sağlık alanında çalışan bir kadın olmanın getirdiği yükler ve meslek hastalıkları üzerine görüşlerini bizlerle paylaştı.

Konuşmada şu konular öne çıktı:

“Pandemiye hazırlıksız yakalandık.” Kadribegiç, bu durumun eğitim anlamında bir salgına pek hazırlıklı olmadıklarını gösterdiğini belirtti: “Olası bir salgında sağlık çalışanları ne yapmalı? Bu sorunun cevabı, salgın sırasında öğrenildi.”

COVID-19 sürecindeki çalışma koşullarını “kat kat maskeler, havasız ortam; çalışanların kendi ihtiyaçlarını karşılayamadıkları, uzun saatler boyunca çalışmaya devam ettikleri, sürekli nöbetler sebebiyle fiziksel ve psikolojik yorgunluk yaşadıkları bir dönem” olarak tarif eden Kadribegiç, intern doktorların sorunlarına da değindi. Eşit koşullarda ve eşit risk altında çalışan Intern doktorların maaşlarının 700- 800 TL. arası olduğunu; bu sebeple maddi sıkıntılar yaşandığını belirtti.

Sağlık çalışanlarının düzgün beslenmeye ihtiyacı olduğunu da söyleyen Kadribegiç şöyle devam etti: “Kimi hastane kahvaltıda 5 zeytin, 2 peynir ve sınırsız çay veriyor; kimi hastanede bir ton balığı ve ekmek yeme imkanı var. 72 saat bir hekimin uykusuz ve aç; psikolojik açıdan giderek zayıfladığı bir ortamda çalışmasını istiyorsunuz. Bunun için beslenme ve vitamin desteği çok önemli. Ancak biz düzensiz beslenme ve beslenememe sorunuyla karşılaştık.”

COVID-19’un sağlık çalışanları için meslek hastalığı sayılması yönünde bir senenin sonunda 2 emsal karar alındığını hatırlatan Kadribegiç şunları belirtti: “Bu emsal kararın hızlı bir şekilde resmiyete dökülmesini talep ediyoruz. Meslek hastalığı tanımına göre COVID-19’un bir sağlık çalışanı için meslek hastalığı olduğu aşikar. Bu yanıyla bu talep, anayasal bir hak. Bu durum partiler üstü, her şeyden bağımsız bir şey.”

Toplumsal cinsiyet anlamında karşımdakine eşit olduğumuzu anlatmakla uğraşıyorum.

Tıp eğitiminde meslek hastalıklarına yönelik farkındalığın oluşturulması gerektiğini de söyleyen Kadribegiç işçi sağlığı ve güvenliği uygulamalarında erkek bedeninin baz alındığını belirtti ve cinsiyet eşitsizliğine dair kendi deneyimlerine yönelik şu örnekleri verdi: “Toplumun her alanında olduğu gibi çalışma hayatında da eril değerler öne çıkıyor. Örneğin, kadının doğurganlığı üzerine kurulan bir sistem var. Bir kadın potansiyel bir doğurgan olabilir ama o kadın doğurmak zorunda değildir. Diğer bir örnek, erkek bir doktora erkek asistanın söylediği şeyin, kadın asistanın söylediğine göre daha inandırıcı gelebiliyor olması. Yani kadınların ötekileştirildiği bir noktadayız. Toplumsal cinsiyet anlamında karşımdakine eşit olduğumuzu anlatmakla uğraşıyorum.”

Seminere şuradan ulaşabilirsiniz.

1263 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.