Slider

eylem kafe bar 1024x717 - Turizm Sektöründe Hastalık, İşsizlik, Mücadele!

Turizm Sektöründe Hastalık, İşsizlik, Mücadele!

2019 yılında kurulan Tüm Otel ve Turizm İşçileri Sendikası kurucu üyesi Nizamettin Tekin ile turizm sektörünü, sektörde yaşanan sorunları ve sendikal mücadeleyi konuştuk.

Sizi tanıyalım.
Nizamettin Tekin , Ofton İnşaat’a bağlı The Elysium istanbul Otel’de 7 seneden beri temizlik görevlisi olarak çalışıyorum. İlk olarak bu sektörde çalışmaya 98 yılında başladım, 23 yıldan beri bu iş yapıyorum. Çaycılık ve garsonluk gibi işler de yaptım.


Otellerde çalışmak daha mı avantajlı?
Evet, beş yıldızlı oteller hem çalışma saatleri hem ücretleri bakımından diğer yerlere göre daha avantajlı diyebiliriz.
Küçük otellerde sıkıntılar var, apart tipi konaklama yerlerinde de sıkıntılar büyük otellere göre daha yoğun. Çalışma yükü fazla ve daha kötüsü çalışma saatleri belirsiz. Örneğin, ilk çalışmaya başladığımda arkadaşlarım günde 8 oda temizliyorlardı, şimdiyse 10 tane oda temizliyorlar. Şu an çalıştığım yerde ilk başta 48 kişi çalışıyorduk şimdi 27-28 kişiye düştük, neredeyse yarı yarıya… Yapılan işte azalma yok, işverenin kârında artış var ama durum bu. İşveren, işçi sayısını azaltıp iş yükünü arttırabiliyor. Bu tip durumlar meslek hastalıklarına ve iş kazalarına davetiye çıkarıyor.

nizamettin bey - Turizm Sektöründe Hastalık, İşsizlik, Mücadele!

Turizm sektörü denince ne anlamamız gerekir?
Tatil, konaklama, eğlence, seyahat, dinlenme.. Fakat işçiler tarafından bakınca işin aslı değişiyor; pis bırakılmış odalar, düğün ve toplantı sonrası savaş alanına dönmüş salonlar…


Bu yanıyla turizm sektörü, inşaat ya da maden sektörü gibi değil; turizm sektöründe çalışanların maruz kalabileceği meslek hastalıkları ve iş kazaları çok farklılık gösterebilir.
Tabii, ön bürodakiler, resepsiyonistler, garsonlar sürekli ayaktalar. Valiz taşıyanlar, bellboy diyoruz, onlar da hep ayaktalar; varis, ayak şişmesi gibi sağlık sorunlarından şikayetçiler. Temizlikçiler bel ağrıları, boyun ve bel fıtığı gibi sorunlar yaşıyorlar ya da kullanılan temizlik ürünlerinin kimyasal yapılarından etkileniyorlar. Özellikle bulaşıkçıların elleri sürekli suyun içinde kalıyor; banyo temizliği gibi işlerde kayıp düşmeler çok sık yaşanıyor. Kullanılan deterjanlar da evde kullanılan ürünler gibi değil, sanayi tipi ürünler o yüzden çok daha yoğun ve ağır bir yapısı var, insan bedenine çok daha fazla zarar verebiliyor.


Turizm sektöründe çalışıp, meslek hastalığından şikayetçi olan ve SGK’ya başvuran işçi sayısı azdır sanırım.
Evet ama hastalık olmadığından değil; hem bilinmediğinden hem başvuru sürecinin meşakkatli olmasından hem de meslek hastalığı raporu verme oranlarının düşük olmasından. İşçi uğraşmamayı tercih edebiliyor, hastalığının mesleğinden kaynaklı olduğunu bilse de raporun verileceğine inanmayabiliyor. Bu yanıyla kurumlara karşı bir güven sorunu var.

Sektördeki kayıtdışı çalışma için ne dersiniz?
Özellikle küçük yerlerde çok yoğun olarak kayıtdışı istihdamdan bahsedebiliriz. Örneğin, göçmenler genellikle bulaşıkçı olarak çalışıyorlar. Müşteriyle daha az karşılaşıldığı için mutfaktaki işleri yaptırtmayı tercih ediyor işveren.

logo turizm 1 - Turizm Sektöründe Hastalık, İşsizlik, Mücadele!

Bir sendika kurdunuz. Sendikanın kurulma sürecine ve neler yaptığınıza dair bilgi alalım sizden.
2017’de çalıştığım işletme maaşları iki buçuk ay yatırmayınca 14-15 arkadaş iki günlük işe gitmeme kararı alarak iki günlük bir eylem yaptık. Bu eylemle birlikte sendikayla tanıştım, sendikalı oldum. Farklı sendikalarla yakınlıklarım da oldu ancak bürokratik sorunlar yaşadık. Hiçbir zaman işçilerin sorununa bir çözüm çabası içinde olmadılar. Gönderilmesi gereken bir evrakın elimize ulaşması bile çok zaman alabiliyordu. Bu da işçinin mağdur olmasına sebep oluyordu. Bir de seçim sorunu vardı. DİSK’e bağlı Dev Turizm İş Sendikasına üyeydik. Normalde delegelik sistemine geçildiği zaman beş ya da altı üyeden biri delege olmalı. Seçim hakkımızı bile engellediler . Sendikal çalışmaya başladığımda işyerinde 30 kişi örgütlemiştim. Biz İstanbul Şube seçimine hazırlanırken İstanbul Şubeyi feshedip Marmara Şube yaptılar. İşçilerin yönetimde görev almasını istemiyorlar çünkü orada koltuk sevdası ve büyük bir rant var.
Sendikal bürokrasiyi aşamayacağımızı anlayınca beraber çalıştığımız ekip arkadaşlarımla birlikte sendika kurmaya karar verdik ve 2019 yılının ikinci yarısında Bakanlığa dilekçemizi verdik. 2019 yılının sonunda genel kurul yapıp yeni yönetimi seçtik ve yeni bir sendikacılık anlayışıyla çalışmaya başladık.


Kafe- bar çalışanlarına yönelik bir çalışmanız oldu. Biraz bundan bahsedebilir misiniz?
Kafeler ve barlar kayıtdışının yoğun olduğu alanlar. Çalışma saatleri çok esnek. Birkaç arkadaş geldi, destek istediler. Yalnızca kafe-bar çalışanları için değil; günübirlik, yevmiye usulü çalışan müzisyenler için de. Ancak bu işçilerin kendileri sokağa çıkmadıktan sonra görünür olmaları çok
zor. En son Beşiktaş, Kadıköy ve Taksim’de sokağa çıktılar. O zaman gündem oldu. Demeye çalıştığım işçinin çıkıp kendisinin çözümü araması lazım. Kafe ve bar çalışanlarına yönelik çalışma, esnaf ve Turizm ve Aşçılar Derneği ile büyüdü ve birkaç ilde aynı gün eylem yapabilme gücüne ulaştı. Böylece bu çalışanların sorunları gündeme geldi.

eylem 2 1024x576 - Turizm Sektöründe Hastalık, İşsizlik, Mücadele!

COVID-19’un sektöre, çalışanlara etkisi ve alınan önlemlerle ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Hastalanan arkadaşlarımız oldu. Şimdi düşünün 150 kişinin çalıştığı bir yer, hastalanan var ama filyasyon ekibi yok, gelip müdahale etmiyor. Burada devletin eksiği var. Hasta olan eve gidiyor, bizler de çalışmaya devam ediyoruz. Oysaki dip dibe çalışmışız, kahvaltı yapıyoruz, çay içiyoruz. Otelin içinde hastayla temas edenlerin belirlenmesi, izne çıkması gibi bir durum yok. Bir kere Bakanlıktan kontrol için geldiler, o kadar.
Ne yazık ki çok sayıda işsiz kalan da var. Örneğin, en son Mersin-Tarsus’tan bir haber geldi. 4 çocuk babası, kahve sahibi bir işletmeci hiçbir geliri olmadığı için intihar etmiş. Bu süreçte kafe- bar çalışanı ve müzisyenler arasında 7-8 intihar vakası var. Bunlar sadece bizim bildiğimiz, bilmediklerimiz de olabilir. Kimse de görmüyor. İnsan geçinemiyor, aç, intihar ediyor ama haber dahi olmayabiliyor. Hiçkimse “Biri açlıktan, geçim sıkıntısından intihar etti!” diye şaşırmıyor. İnsan öfkeleniyor.


Son olarak ne söylemek istersiniz?
Biz, sendikal bürokrasinin olmadığı yeni bir sendikal örgütlenmeyi kurmaya ve bunu sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Şimdi İstanbul Turizm Aşçıları Derneği ile ortak bir çalışma yürütüyoruz. Çeşitli meslek dernekleriyle de yakınlıklar kurup güçlenmeye çalışıyoruz. İşçilerin örgütlenmesini, bir araya gelmesini ve birlikte omuz omuza yürümesini çok önemsiyoruz. İşçi kendi sorununu daha iyi bilir, daha iyi çözer. O yüzden yöneticilerinin tamamı işçilerden oluşan sendikacılığı benimsiyoruz. Sendikalara küsmüş işçilere yeniden sendikacılığı sevdireceğiz.

1630 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.