Slider

teshis - Türkiye’de meslek hastalığı çok, meslek hastalığı teşhisi az - Peki neden?

Türkiye’de meslek hastalığı çok, meslek hastalığı teşhisi az – Peki neden?

Tespit edilen meslek hastalığı verilerinin gerçek verileri yansıtmadığı artık bilinen bir gerçek. 2010 yılında, İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü meslek hastalıklarıyla ilgili yaptıkları basın açıklamasında “Koşullara baktığımızda yılda 40 bin ile 120 bin arası meslek hastası bekliyoruz.” Diğer yandan yine 2010 yılı verilerine göre tespit edilen iş kazası 62.903 iken teşhis edilen meslek hastalığı sayısı yalnızca 433.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’nun BİMER üzerinden yaptığı başvuru sonucu Türkiye’de meslek hastalığı tanısı konulan çalışan sayısı açıklandı. Gelen yanıtta 2012- 2017 yılları arasında 11 bin 966 kişi hakkında değerlendirmede bulunulduğu, bunlardan 8 bin 55’ne meslek hastası tanısı konulduğu ve 3 bin 911 kişiye ise meslek hastası tanısı konulmadığı belirtildi. Verilen cevapta 2017 yılında meslek hastalığı tanısı konulan kişi sayısı 1594 olarak açıklandı.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu’ya verilen cevaba göre yıllar itibariyle meslek hastalığı sayıları şöyle:
– 2012 yılında değerlendirilen dosya 1618, meslek hastalığı sayılan 1177, sayılmayan 441.
– 2013 yılında değerlendirilen dosya 1234, meslek hastalığı sayılan 773, sayılmayan 461.
– 2014 yılında değerlendirilen dosya 2174, meslek hastalığı sayılan 1366, sayılmayan 808.
– 2015 yılında değerlendirilen dosya 2327, meslek hastalığı sayılan 1540, sayılmayan 787.
– 2016 yılında değerlendirilen dosya 2452, meslek hastalığı sayılan 1605, sayılmayan 847.
– 2017 yılında değerlendirilen dosya 2161, meslek hastalığı sayılan 1594, sayılmayan 567.
– Son 5 yılda değerlendirilen dosya sayısı 11 bin 966, meslek hastalığı sayılan 8 bin 55, sayılmayan 3 bin 911.

Diğer yandan sitemiz tarafından sosyal medyada paylaşılan haberlere sık sık meslek hastalığı teşhisi alamadığını ifade eden işçilerin yorumları geliyor.

Bu eksikliğin sebepleri hakkında yapılan çalışmalar bize bilgi verebiliyor.

meslek hastaliklari hastanesi - Türkiye’de meslek hastalığı çok, meslek hastalığı teşhisi az - Peki neden?

İşyeri Hekimi Arif Müezzinoğlu “Meslek Hastalıklarında Türkiye:Görün(e)mezlik, Saptan(a)mazlık” adlı makalesinde “İşverenlerimiz ve devletimiz, ülkemizin büyüme ve gelişmesinin önünde işçi sağlığı ve güvenliği gibi bir engel istememektedir.” tespitinde bulunuyor ve bu tespitini doğrulayan gözlemlerini açıklıyor;

  1. Meslek hastalıklarının gerçek bir sahibi yoktur. Meslek hastalığına yakalanmış kişi eğer Ankara’daki, SGK Sağlık Kurulu tarafından, %10’dan fazla bir maluliyet alır ve bu kişiye buna bağlı bir maluliyet aylığı bağlanırsa hastalığı görünür hale gelebiliyor. Diğer olgulara ilişkin herhangi bir kayıt, izlem vs. yok.
  2. SGK’ya yılda kaç dosya geliyor, kaçı yeni dosya, kaçı kontrol, kaçı üniversitelerden,
    kaçı Meslek Hastalıkları Hastanesinden belli değil. Sağlıklı bir bilgi sistemi yok.
  3. Meslek Hastalığı tanı süreci yasalarımızda açık olarak tanımlanmış değil. 5510’a göre, MH tanısı koymaya yetkili tek kurul, SGK’nın ilgili kurulu. 6331’e göre ise işyeri hekimi bu (ön) tanıyı koyar ve bildirir, yetkili Sağlık hizmeti sunucuları da nihai kararı verir. 6331 sayılı Yasa’da bu süreci düzenlemek üzere öngörülen yönetmeliğin ne zaman hazırlanacağı belli değil.
  4. Kamu Üniversite Hastaneleri ve Eğitim Aaraştırma Hastaneleri yaklaşık dört yıldır yetkili Sağlık hizmeti sunucuları oldular. Sağlık Kuruluna dosya hazırlama ve gönderme yetkileri, görevleri, sorumlulukları var. Ancak pratikte işlemiyor. Benzer nedenler, performans vs. buna sıra gelmiyor, prosedür bilinmiyor.
  5. Sağlık Bakanlığının mevzuat düzenlemesiyle, meslek hastalıkları tanı kodlarının Aile hekimliği bilgi sistemi ve hastane yazılım sistemine entegrasyonu uygulamaya geçmiş, bu yolla da Sağlık Bakanlığında meslek hastalıkları ile ilgili bir veri tabanı oluşmuş olması gerekir. Fakat buna ilişkin herhangi bir yayın, bildirim, paylaşım hatta bir emare bile yok.
  6. Meslek hastanelerinin, enstitü gibi bir üst kurum olarak bu konuda uzmanlaşmaları gerekli iken, değişken personel yapısı, performans sisteminin işleyişi, sağlık organizasyonu içindeki yerlerinin konunun özelliğine uygun olmaması vb. nedenlerle bilgi üretimi ve Ar-Ge yapamıyorlar, konu dışı normal sağlık hizmetlerini sürdürmek zorunda kalıyorlar.

Gözlemlerini bu şekilde maddelendiren Dr. Müezzinoğlu sonuç olarak “Meslek hastalığı olan bir çalışan,ancak gerekli prosedürü biliyor ve ısrarlı/kararlı biçimde bu süreci izleyebiliyorsa hastalığını tıbbi ve yasal olarak tanıttırabiliyor. Bu meşakkatli süreçten habersiz bir çalışan, mesleki etkilenmeye bağlı bir yakınma ya da hastalıkla bir hekime başvuruyorsa meslek hastalıkları tanısına ulaşması nerdeyse imkânsız.” diyor.

Bu sorun nasıl aşılır?

Türkiye Tabipler Birliği’nin düzenli yayınlarından biri olan Mesleki Sağlık ve Güvenlik Dergisi’nin Ekim 2015-Mart 2016 sayısında Ayşe Coşkun Beyan ve Yücel Demiral’ın kaleme aldıkları “Meslek Hastalıkları ve Sürveyans*” adlı makale bu sorunun nasıl aşılacağıyla ilgili ipuçları veriyor. Beyan ve Demiral’a göre “İş sağlığı sisteminin yeniden gözden geçirilmesi ve politikaların planlanması ve hizmetlerin bütünsel olarak sunulması için ulusal, özerk bir iş sağlığı kurumu kurulması öncelikli olarak düşünülmelidir.” Kurulması gerektiği söylenen bu kuruma biçilen rol ise şöyle tanımlanıyor; “Meslek hastalıkları sürveyansının bu kurumda oluşturulacak bir birim tarafından planlanması ve yürütülmesi planlanmalıdır. Oluşturulacak sürveyans sisteminde çalışma ortamı ve maruz kalımı bilgileri ve kişisel sağlık gözetimi bilgileri birleştirilebilmelidir. Bu yapısal sorun çözülene kadar, farklı kurumlarda halen toplanmakta olan veri iş sağlığı sürveyansı için daha etkin kullanılabilir. Bunların başında risk değerlendirmeleri ve sağlık gözetimleri yolu ile elde edilen verinin ulusal düzeyde değerlendirilerek analiz edilmesi düşünülmelidir.”

Son olarak makalede sunulan ek öneriler ise şunlar; “Ayrıca tazmin edilmeyen MH tanılarının da görünür kılınması önemli stratejiler geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Ulusal bir sürveyans sistemi geliştirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın, diğer ilgili kurumların da katılımı ile bir kurul oluşturması uygun olacaktır.”

*Sürveyans: Verilerin sistematik olarak toplanması, işlenmesi ve elde edilen sonuçlara göre harekete geçecek kişilere ve ihtiyacı olanlara bu değerlendirmelerin hızla geri bildiriminin sağlaması süreci.

meslek hastalığı e1509102220972 - Türkiye’de meslek hastalığı çok, meslek hastalığı teşhisi az - Peki neden?

Kaynak : http://www.hisam.hacettepe.edu.tr/calistaysunum/HavvaRanaGuven.pdf

1415 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.