Slider

wwww 1024x570 - "KADINLAR İÇİN PANDEMİ DAHA FAZLA ÜCRETSİZ BAKIM EMEĞİ VE DAHA YOĞUN ŞİDDET DEMEK!"

“KADINLAR İÇİN PANDEMİ DAHA FAZLA ÜCRETSİZ BAKIM EMEĞİ VE DAHA YOĞUN ŞİDDET DEMEK!”

Norveç Helsinki Komitesi’nin desteğiyle “Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlık Alanındaki İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Uygulamalarında Yaygınlaştırılması” adlı bir projeye başladık. Proje kapsamında düzenlenecek olan seminer dizisinin ilki, 27 Şubat tarihinde gerçekleştirildi. Yazıda, seminerin satırbaşlarını bulabilirsiniz.

Yeni başladığımız bu proje kapsamında bir yıl boyunca araştırma raporu, seminerler ve haberler yoluyla sağlık çalışanlarının sorunlarına toplumsal cinsiyet perspektifinden yaklaşmak ve kavrama dikkat çekmek istiyoruz. Bu amaç doğrultusunda ilk seminerimizi Prof. Dr. Zeki Kılıçaslan ve Dr. Öğr. Üyesi Yeşim Yasin’in katılımıyla gerçekleştirdik. Konuklarımızdan Zeki Kılıçaslan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı; Yeşim Yasin ise Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesidir. İlk programda COVID-19 salgınının sağlık alanında ne şekilde deneyimlendiği üzerinde duruldu; yaşanan  zorluklar, şimdi gelinen durum, aşı çalışmaları ele alındı.

Konuşmada öne çıkan konular şunlar oldu:

Bugüne kadar 380 sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Bu istatistik, Türkiye’de COVID-19 kaynaklı 74 ölümden birinin sağlık çalışanı olduğunu gösteriyor. Ölen sağlık çalışanlarından yaş ortalaması 57. Bir diğer veriyse 120.000 üzerinde sağlık çalışanının enfekte olduğunu gösteriyor.

Tarihi, bir salgınlar tarihi olarak okumanın mümkün olduğunun belirtildiği seminerde 1967’den bu yana 40’tan fazla patojenin fark edildiği; bunlardan kiminin etkili olmadığı kiminin ise büyük boyutlara ulaşabildiği üzerinde duruldu. Bu noktada, özellikle, 77 milyon vakanın kaydedildiği; 31 milyon insanın hayatını kaybettiği ve şu anki çalışmaların gösterdiği bulgulara göre 35 milyon insanın enfekte olduğu HIV’i ve HIV olan insanın damgalanması, dışlanması gibi süreçlerin yaşandığına dikkat çekildi.

Aşıların yapılması konusunda, iyi işleyen bir altyapı olmasına rağmen aşı randevularının 5 dakika aralıkla verilmesinin yarattığı sorunlardan bahsedildi. Öncelikle kişinin özgeçmişine bakmak, aşının o kişide bir risk oluşturup oluşturmadığından emin olmak, aşı olan kişiyi 15. dakika kadar gözlemlemek gerekse de zaman kısıtlamasının sorunlar yarattığını; aşı bekleyen insanların koridorlarda yığıldığını, bunun hastalık riskini artmasının yanısıra sağlıkta şiddete dönüştüğü üzerinde duruldu.

Pandemide Kadınlar

Dr. Yeşim Yasin sağlık alanında çalışan kadınların sorunları yanısıra Türkiye’de kadınların yaşadığı zorluklara ve verdikleri mücadeleye de değindi. Yeşim Yasin’in sözleriyle;

“Virüs bir sürü toplumsal fay hattı yarattı, farklı kırılgan grupların varlığına dikkatimizi çekti. Kayıtdışı istihdam edilen, hiçbir güvencesi olmayan sektörlerde çalışan ve ilk işini kaybeden gruplar arasında kadınlar yer alıyor ve bu durum yoksullaşmayı beraberinde getiriyor. Kadınların ev içi emeğinin arttığını görüyoruz. Kreşlerin kapatılması ve insanların evde hiç ara vermeden 12-13 saat çalışmaya sürüklenmesi gibi sebepler bunda etkili. Kadınlar için pandemi daha fazla ücretsiz bakım emeği ve daha yoğun şiddet demek!

Bir de cinsel sağlık ve üreme sistemi hizmetlerine erişimle ilgili büyük sorunlar var. Doğum öncesi bakım, doğum sonrası bakım gibi konularda sorun yaşanıyor. İstenmeyen gebeliğin sonlandırılması var, ki bu pandemi öncesinde de yasal olarak bir hak olmakla birlikte özellikle kamu hastanelerinde yok düzeyinde.

Kadın sağlık çalışanları için ise koruyucu ekipman konusunda cinsiyetçiliği fark etmek mümkün. Çok ince yüzlü minyon bir kadının bir maske takışı vardı, görmeniz lazım. Neredeyse iki kere çevirecek maskeyi. Maske, kişinin suratına uygun olmayınca; örneğin gevşekse zaten koruyucu özelliğini yitiriyor; çok sıkıysa yaralar, morluklar oluşturuyor.

Dünyada kadınların destek alabilmesi için geniş kapsamlı paketler hazırlandı ama burada bizim için bir şey yapılmadı. Bu yetmezmiş gibi, burada kadınlar İstanbul Sözleşmesinden çıkma çabalarıyla uğraşmak zorunda kaldı. Bir diğeri, Kadın üniversiteleri kurma girişimi. Bu ne demek? Diplomalı ücretsiz ev işçisi yetiştirmek için kurulacak üniversite demek.

8 Mart’ın da yaklaştığı şu günlerde kadın hareketinin mücadelesinden vazgeçmeyeceğini ve kazanımlarını kaybetmeyeceğini umuyorum.”

Seminere şuradan ulaşabilirsiniz.

1339 gösterim

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

MESLEK HASTALIKLARI NEDİR? Meslek hastalığı; işçinin çalıştığı veya yaptığı iş şartları nedeniyle ortaya çıkan geçici veya sürekli hastalık, bedensel veya ruhsal rahatsızlık halidir.